Çorum İli, Anadolu kültür mozaiği içerisinde eşsiz bir konuma sahiptir. Doğu-Batı arasında kültürel etkileşim açısından bir köprü görevi gören Çorum İli, Karadeniz Bölgesinin İç Anadolu’ya açılan kapısıdır. Çorum İli tarihsel ve kültürel açıdan çok köklü bir geçmişe sahiptir. M.Ö. 5.000 yılından günümüze kadar uzanan 7.000 yıllık tarihi bir bölge olan Çorum’da antik dönemlerin yanı sıra, Selçuklu ve Osmanlı kültürleri de büyük izler bırakmıştır. UNESCO tarafından koruma altına alınan Ülkemizdeki dokuz yerden biri olan Hitit Medeniyetinin başkenti Hattuşa ve Cumhuriyet Döneminin ilk kazısı olma özelliği taşıyan Alacahöyük ile Selçuklu ve Osmanlı Döneminden kalan tarihi eserlerin varlığı, İlimizi bir açık hava müzesi haline getirmiştir. Çorum tarihi zenginlikleri yanında; yayları ve İncesu Kanyonu gibi doğal güzellikleri ile de görülmeye değer bir yerdir. Şehri saran kavrulmuş leblebi kokuları da Çorum’a ayrı bir güzellik katar.

 ÇORUM ADININ KÖKENİ

Çorum adının kaynakları ile ilgili muhtelif rivayetler ve bilgiler vardır. Bizans (Doğu Roma) Kaynaklarına Göre Anadolu’nun Türkleşmeye başladığı 1071 Malazgirt Meydan Savaşından çok önce Türk boyları yavaş yavaş Anadolu’ya sızmaya ve yerleşmeye başlamışlardır. Bu tarihte Bizans’a bağlı olan Çorum, Nikonya (Yankoniye) adını taşımaktaydı. Danişmendname’ ye Göre Melik Ahmet Danişmend çetin savaşlardan sonra Bizans’ın elinden Çorum bölgesini alır.Halk müslüman olup bağlılık gösterir. Ancak bu tutumları, Melik Ahmed’ i ve ileri gelen komutanları bir ziyafette zehirlemek istemelerinden dolayı bir tuzaktır. Bu kötü niyetlerini ve şehrin bir depremle tamamen yıkılacağını Melik Ahmet bir gece rüyasında görür. Melik Ahmet bu rüyanın verdiği endişe ile uyanırken şehir sallanmaya başlar. Askerlerini ve arkadaşlarını derhal kaleden çıkarır. Kaledeki Bizanslılar müslümanların çekilişinden memnun kalarak kaleyi tekrar kapatarak savaş hazırlığına başlarlar ve yeniden dinlerine dönerler. Fakat deprem yeniden şiddetlenerek kale ve şehir tamamen harabeye döner. Bizanslılara bu saldırılarından dolayı, suçlu anlamına gelen “Cürümlü” adı verilir, zamanla bu “Çorumlu” olur. Evliya Çelebi Seyahatnamesine Göre Evliya Çelebi Seyahatnamesinin II.Cildi 407.sahifesinde bölgenin havasının astım hastalarına iyi gelmesi nedeniyle, Selçuklu Sultanı Kılıç Arslan hasta oğlu Yakup Mirza’ yı ve yüzlerce çorluyu (bakımsız, zayıf, hastaları) buraya göndermiş ve bunlar sağlıklarına kavuşmuşlardır. Bundan dolayı şehre Çorum denilmiştir. Çorum’un çevresinin dağlarla çevrili oldukça geniş bir ova olmasından dolayı (Çevrim) denildiği, halk ağzında Çorum’a dönüştüğü söylenmektedir. Çorum (önceleri bazen Çorumlu) Türklerin bölgeye gelmesiyle bu adı almıştır. Çorum veya Çorumlu adının Oğuz boylarından Alayunt’lu boyunun bir oymağına ait olduğu belirtilmektedir.

 HİTİT TARİHİ( M.Ö. 1650-1200 )

 Asur Ticaret Kolonileri dönemi, sosyal ve siyasal yeni görüşlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Yerel Prenslerle yönetilen Anadolu’da, Mezopotamya’daki gibi merkezi devlet fikri gelişmiş ve sonucunda iç mücadeleler başlamıştır. Hint-Avrupalı bir kavim olan Hititler, MÖ.3000 yıllarının sonunda küçük gruplar halinde Kafkaslar üzerinden Anadolu’ ya girerek yerli halk Hatti nüfusu ile karıştılar . Hititler, Asurluların Anadolu’ dan çıkma zorunda kalmasıyla devlet idaresini ellerine almışlardır. Anadolu’nun yerli halkıyla kaynaşıp Hitit Devleti’ni kurmuşlardır. Bu devletin kurucusu Labarna‘dır. Başkenti ise Boğazkale-Hattuşa’ dır. Hitit tarihi M.Ö. 1650-1450 eski krallık ve M.Ö. 1450-1200 Hitit İmparatorluk Devri olmak üzere iki safhada incelenir. Hititler Anadolu’da hakimiyeti kurduktan sonra Suriye’ye seferler yapmışlardır. M.Ö. 1274’ de Mısır’la yaptıkları Kadeş Savaşı sonrası, M.Ö. 1269 yılında tarihteki ilk yazılı anlaşma olan Kadeş Anlaşmasını gerçekleştirmişlerdir. Hitit Devletinin kuruluşundan itibaren, sanattaki Mezopotamyalı unsurlar kaybolarak, Anadolu’nun yerli sanatıyla birleşmiştir. Sanatta, boyutları büyümüş anıtsal eserler ortaya çıkmıştır. Mabetler, saraylar, sosyal yapılar, kaya kabartmaları ve orthostatlarla (bina cephelerinde alt sırada yer alan kabartmalı taşlar) önceki sanattan ayrılır. Hitit Devleti M.Ö. 1200 yıllarında deniz kavimleri göçü ve kuzeyden Kaşka kavmi saldırılarıyla yıkılmıştır.

 ÇORUM'A TÜRKLERİN YERLEŞİMİ

Çorum Bölgesine Oğuz Boylarının Yerleşmesi ve Türk Egemenliğine Geçiş Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah’ ın Danişmend Beyi olan Ahmet Gazi, Amasya’yı aldıktan sonra Çorum’u da (Nikonya) almak için Çavlı Beyi görevlendirdi. Çavlı Bey, emirlerinden Karatekin ve Serkes Ahmet Gazi ile Çorum’a yürüdü ancak, Çorum Tekfuru (yönetici) Nastura’ya Kastamonu’dan yardım geldiği için Çavlı Bey başarılı olamadı. Bunun üzerine Melik Ahmet Gazi 30.000 kişilik askeriyle Çorum’a geldi. Beraberinde Komutanlarından İltekin Gazi’de bulunmaktaydı. Kastamonu’dan Çorum’a yardım için gelen Bizans kuvvetleri bozguna uğratılarak şehir kuşatıldı. Melik Ahmet Gazi Nastura’ya, elçisi Yahya’yı şehri teslim etmesi için gönderdi. Nastur bu teklifi reddetti. Bir haftalık kuşatmadan sonra Nikonya (Çorum) Şehri 1075 yılında alındı. Melik Ahmet Gazi Oğuzlar’ ın Alayunt’lu boyundan Çorumlu oymağının başı bulunan İlyas Beyi Çorum’a yönetici olarak bırakmış, İltekin Gazi ile Osmancık’ı almak üzere Çorum’ dan ayrılmıştır. Çankırı yöresinin fethi için Çavlı ve Karatekin Beyleri görevlendirdi. Osmancık alındıktan sonra burasını Alayunt boyundan Osman Bey’e verdi. Osmancık adını bu beyden almıştır. Kısa zamanda Orta Anadolu’yu Bizans’ın elinden alan Danişmend Beyliği, Çorum ve çevresini Türk boylarına açarak Anadolu’nun Türkleşmesine katkıda bulunmuştur. Bu bölgede Oğuz Türkleri yerleştikleri yerlere boylarının ve oymaklarının adlarını vermişlerdir. Köy, mahalle, dere, tepe, dağ ve ova gibi bazı yer isimleri Oğuz boylarının adlarını taşımaktadır. Bayat, Büget, Kayı, Kınık, Salur, Avşar, Bayındır, Karakeçili, Karaevli, Dodurga verilen boy ve oymak adlarından bazılarıdır. Anadolu'nun Türkleşmesinde Oğuz Boylarına mensup Türkmenler'in büyük rolü olmuştur. Bu çerçevede Karadeniz Bölgesi'ne de çok sayıda Oğuz Boylarına mensup Türkmenlerin yerleştiği görülmektedir. Bu Türk boyları bölgenin hem fetihlerle, hem de iskanlarla Türkleşmesini sağlamışlardır. Prof. Dr. Faruk SÜMER'in araştırmalarından yapılan tespitlere göre; XVI. Yüzyılda, Amasya, Canik (Samsun), Çorum, Karahisar-i Şarki, Kastamonu, Kengiri (Çankırı), Sivas ve Trabzon sancaklarındaki yer adları incelendiğinde, Yirmidört Oğuz Boyunun 21’i yerleşmiştir. Bunlar; Kayı, Bayad, Kara-Evlu, Yazır, Döğer, Todurga, Afşar, Kızık, Beğ-Dili, Karkın, Bayındır, Çavundur, Çepni, Salur, Eymür, Ala-Yundlu, Yüreğir, İğdir, Büğdüz, Yıva ve Kınık boylarıdır. Bölgede bu boylara ait 268 yer adı bulunmaktadır. Kıyı şeridi başta olmak üzere, Karadeniz Bölgesi'nin Türkleşmesinde özellikle ÇEPNİLER önemli roller oynamışlardır. Anadolu'nun fethinden sonra bölgeye yerleşen Türklerin Çorum bölgesini yurt ve otlak olarak kullandıkları kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bölgede en çok köy ve yer adı bırakanlar Bayat, Eymir, Kargın, Yapar ve Çavuldur boylarıdır.

İlimizde Oğuz boylarının isimlerini taşıyan yerler :

  • 1-Avşar (Kargı- köy) · Avşar Divanı (Alaca’ da bir bölge)
  • 2-Alayuntlu (Mevki adı)
  • 3-Bayat (ilçe) · Bayat (Çorum’a bağlı bir köy) · Bayat Gediği (Bir dağ gediği) · Bayat Mezarı (Bayat köyü etrafında bir mevki) · Bayat Su Kavşağı (bir mevki adı) · Bayat Çayı (Bir çay) · Bayat (Kargı ilçesinde bir köy)
  • 4-Bayındır (Mecitözü ilçesine bağlı bir köy) · Bayındır ovası (Bir mevki)
  • 5-Becek (ören yeri)
  • 6-Beydili (Merkeze bağlı bir köy) · Beydili (Bayat ilçesinde bir köy)
  • 7-Büğdüz (Merkeze bağlı bir köy) · Büget (Merkeze bağlı bir köy)
  •  8-Çetmi (İskilip ilçesine bağlı bir köy) · Çepni (Çorum merkezde bir mahalle)
  •  9-Dodurga (İlçe)
  •  10-Döker (Döger) (Bir mevki)
  • 11-Eskiyapar (Alaca ilçesine bağlı bir köy)
  • 12-Evlik (Osmancık ilçesinde bir köy)
  • 13-Eymir (Merkeze bağlı bir köy) · Eymir çayı (Bir mevki) · Eymir sırtı (Bir mevki) · Eymir gölü (Bir mevki) · Eymir (Osmancık ilçesinde bir mahalle)
  • 14-Gürleyik (Osmancık ilçesinde bir mahalle)
  • 15-Karaevli (Karaevliya) (Uğurludağ ilçesinde bir köy)
  • 16-Kargın (Alaca ilçesine bağlı bir köy) · Kargın (İskilip İlçesi Evlik köyüne bağlı bir mahalle) · Kargın (Bir mevki) · Kargın (İskilip İkipınar köyünde bir mahalle) · Kargın (İskilip ilçesi Kavak köyünde bir mahalle) · Kargı (Kargın) (Mecitözü İlçesine bağlı bir köy) · Kargın yaylası (İskilip Deveci dağında bir yayla) · Kargı (İlçe) · Kargı (Osmancık ilçesinde bir köy)
  • 17-Kayı (Çorum merkeze bağlı bir köy) · Kayı (Oğuzlar ilçesinde bir köy) · Kayı (Mecitözü ilçesinde bir köy)
  • 18-Kınık (Çorum merkeze bağlı bir köy) · Kınıkdelileri (Merkeze bağlı bir köy)
  • 19-Salur (Çorum merkezde bir köy)
  • 20-Yavu (Laçin ilçesinde bir köy; şimdiki ismi Gökgözler.) · Yavu (İskilip ilçesinde bir köy) · Yıva (Bir mevki)
  •  MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE ÇORUM

    Çorum’da Milli Mücadele hareketi üç bölüm halinde açıklanabilir. 19 Mayıs 1919’ dan Önce Çorum İttihat ve Terakki Partisinin kökü olan Vatan ve Hürriyet Cemiyetinin kurulmasında Çorum’lu Doktor Mustafa Cantekin’in büyük rolü olmuştur. Çorum’da İttihat ve Terakki Partisinin kurulmasında Edebiyat öğretmeni Münüf Kemal, Yüzbaşı Selahattin öncülük etmişlerdir. I.Dünya Savaşından önce meydana gelen genel karışıklık Çorum’da da görülmüş Hürriyet ve İtilafçılar Avukat Kamil ve Avukat Sabit öncülüğünde faaliyete geçmişlerdir. Bu zamanda İttihat ve Terakki Partisi dağılmıştır. 19 Mayıs 1919’dan 23 Nisan 1920’ye Kadar Geçen Olaylar Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıktığı sırada ülkenin içinde bulunduğu karışıklık ortamı Çorum’da da yaşanmaktaydı. Bu zamanda Çorum Ankara’ya bağlı bir sancaktır. Bu sancağın yönetiminde Ankara Valisi olan Muhiddin Paşa’ya bağlı Samih Fethi bulunmaktaydı. Padişah taraftarı olan bu kişiler Milli Mücadele hareketine cephe almışlardı. Atatürk, Ali Fuat Cebesoy’u görüşmek üzere Havza’ ya davet etti. Ali Fuat Cebesoy, Sungurlu - Çorum - Merzifon yolunu uygun görerek 16-17 Haziran’ da Çorum’a gelmiş ve burada misafir olmuştur. Onu takip ederek Çorum’a gelen Ankara Valisi Muhiddin Paşa, Muhtasarrıf Samih Fethiyle görüşerek Ali Fuat Cebesoy’u tutuklamak istemiş ancak başarılı olamamıştır. Atatürk Erzurum Kongresini yaptıktan sonra, kongre yapmak üzere Sivas’a geldiği sırada, Çorum’da bulunan Samih Fethi bir takım engellemeler yapmak istemişse de başarı gösterememiştir. Çorum Sancağından Sivas Kongresine katılmak üzere, Mehmet Tevfik Efendiyle Çorum Lisesi Fransızc a Öğretmeni olan Dursun Bey temsilci olarak gönderilmiştir. Cumhuriyetin İlanına Kadar Çorum’da Geçen Olayların Ana Hatları Gazi Mustafa Kemal’ in her sancaktan beş kişi seçilmesine dair genelgesine uyularak Çorum’dan seçilen beş kişi, ilk T.B.M.M.’ ni kurmak üzere Ankara’ya gönderildiler. Bu sırada Çorum’a Mutasarrıf Vekili olarak Haymana Kaymakamı Cemal Bey atanmış ve Çorum’a gelişinden bir gün sonra Ankara’da T.B.M.M. açılmıştır. Milli Mücadele hareketinin başlangıcı ve en zor zamanında Çorum bir taraftan Çapanoğullarının, öte yandan Pontusçuların tehdidi altında bulunuyordu. Çorum halkının Milli Mücadele hareketine bağlılığı sayesinde, Çapanoğulları isyanı daha fazla genişlemeden söndürülmüştür. Çorum Milli Mücadelede en çok şehit veren illerden olup, merkez ve ilçelerinden İstiklal Savaşına katılan 1510 kişi İstiklal Madalyası ile onurlandırılmıştır.